Kayıtlar

GÖZYAŞIMLA SULANAN GÜLÜM KURUDU

Resim
Hayat dört mevsimdir derler ya insan için benim yüreğim hep kışları yaşadı. yalnızlık hırkasını bi giydirmişler ki üstüme çıkartamıyorum bir türlü...söze nerden nasıl başlacagımı bilmiyorum ama ben bu bloğu sırf bir kişi yazdıklarımı okumasın diye açtım milyonlarca insan okusa sorun değildi ama o bir kişi okumamalıydı.çünkü bu halimden zira o sorumluydu ne yapayım cok yol denedim unutmak için yaşadıklarımı ama anladımki ben bir tek yazdıkça rahatlıyorum bir tek satırlarda kaybediyorum kendimi kim oldugumu yaşadıgım acıları yaşamak zorunda oldugum hayatı... belki benim satırlarımda sizde kendinizden bir parça bulabilirsiniz belki burdan kardeş oluruz birbirimizede benim gibilerin yaraların sararsınız yada dualarınızda banada yer verirsiniz kim bilir hiçbirşey olmasada ben kendimi iyi hissedeceğim ya oda bana yeter        Hani bi atasözü var ya denize düşen yılana sarılırmış hayatımda yaşadıgım tek şey o o yılanın her defasında beni sokmasına müsade ederek hayatı...
Resim
BELİRSİZLİK             Siz hiç belirsiz oldunuz mu hayatınızda....        yani ne yöne gideceğini bilmeyen bir araç gibi,düşüp düşmemekte kararsızca ağaçta sallanan yaprak gibi peki yada hayallerini ceplrine doldurmuş elleri cebinde saçı başı dağınık düşe kalka yürüyen bir kadın gibi sanki sanki ellerini cebinden çıkarsa hayalleri uçup gidcekmiş gibi...sır gibi saklarda o hayallerini kimseye gööstermez gösterse kaçıcak sanki onun olmayacak o hayaller..gösterse asla gerçekleşemeyecek sanki düşmekten korkan bebeğin yürümeyi reddetmesi gibi oysa bi kalksa yerinden tüm cesaretiyle koşacak belkide umarsızca...bi koşsa o hayallerinin peşinden belkide bir daha asla düşemeyecek gibi..düşse bile hayalleri onları tutup kaldıracak aslında yerinden can simidi olacak ona hayata karşı...neden korkuyorum ben neden bu belirsizlik...haydi kalk düştüğün yerden halk ve çıkar hayallerini cebinden o ışık var sende herkeste...hiç mi merak etmiyorsun...
Resim
ŞİMDİ BİR TOHUM GÖNDERİYORUM 30.YAŞIMA Geç kalınmış toprağı neredeyse kurumaya yüz tutmuş, bir nebzecik hali kalmış son bir hamlesine... suya hasret topraklar hayata hasret bir kadın varlığına hasret kimliğine hasret kendine ve içindeki özündeki hayallerindeki kadına hasret bir kadın... mavi gözlerimden iki damla yaş süzülür kuruyan toprağa can suyu olmalı o 30 yaşıma geç mi kaldım! toprak kurudu mu yoksa  gözlerimin akıttıkları umut olmaz mıydı oysa üzülme ey insan sen bir annesin  o koca yürekli topraktan can verilensin senden de canlar çıktı yeşerdi bak gül misali ektiğin tohumlar şimdi sana can vermeli... Duygusala bağladık yine :0 nedendir acep? neyse neyse 22 haziran 88 in bir günü gelmişim dünyaya bu gün 30. yıldönümümdü çok şey sığdırdım bu zamana sizler gibi,acılar ölümler mutluluklar hüzünler yine hüzünler yine hüzünler :) anladım ki artık hayat aslında yaşadıklarından değilllll  hissettiklerinden ibaretmiş..gözlük takanlar ...
Resim
Selamun aleyküm, blog yazma konusunda yetersiz bir hanım olarak bu ilk yazım... Ben edebiyat konusuda hiçbir eğitim almamış fakat okumaya yazmaya ve hayatı yorumlamaya kendini adamış ya da  doğuştan yazma hayatı yorumlama yeteneğine sahip bir kadın.                   Hayat anlattıkça değerlenir paylaştıkça artar.Bu bloğu açma sebebim kendim gibi kadınlara ilham olmak ha ilham olmak derken hayatı başarmış hedeflerine ulaşmış biri olarak demiyorum hayat yolunda yalnız olmadan birlikte binlerce kadınla beraber bu yolda bu blog sayesinde emeklediğimiz yerden ayağa kalkabilir bu hayatta bende varım diyebiliriz... İşte am acım bu... Yukarıda gördüğümüz resim Türkiyemizin bir köyünden bulunan bir bahçeden alıntıdır...peki neden bu resim? Sizcede artık gözlüklerimizi değiştirmeniz zamanı gelmedi mi? Varlığımızı hissetmenin duygularımızı dile getirmemizin hayallerimizi gerçekleştirmemizin.., Bu blog aslında kendi hayaller...